Powered By Blogger

Cumartesi, Temmuz 13, 2019

2000 - MEHMET CAN ŞİRİN MERMER -2.BÖLÜM -

Nizamettin Nurullah Abdullah Fencioğlu, butonlardan birisine basmış olduğunda , ses kısılır gibi oldu., ama sözcüklerin tınısı hala seçilebiliyordu.Televizyon hafifçeçeçe karartılabiliyorsa da, tümüyle kısaca tamamiye kapatılamıyordu.Nizametin Fencioğlu minik adımlarla yavaş yavaş pencereye ilerledi...Kendisi küçücük kavruk bir adamdı







fakat parti siyah Üniforması lacivert tulumun içinde pek de o denli belli etmiyordu onun bu çelimsizliğini...Saçına kırlar düşmüş , yüzünde yaşamın bütün darbelerini yemiş havası vardı.Yüzü bembeyazdı.Teni doğrusu yüzü ve yüz hatları, kötü sabun kullanmaktan ve iyi bakılmadığından dolayı ve gene aynı şekilde kötü jilet kullanmaktan yüz hatlarına yanlış jilet darbeleri vurduğundan dolayı ve kısa süre önce yediği o büyük soğuğun ayazını yediğinden dolayı yüzü kıtır kıtır olmuştu.







Dışarının soğuğu , kapalı  olan pembe panjurlu pencereden bakılmış olduğunda, bile net bir halde belli oluyordu.



Aşağıda , yukarıda , sokakta rüzgar, tozlarıı ve yırtık kağıt parçalarını elinde un eler gibi havada eliyor. Her yeri aynen bir girdaba girmiş havası veriyordu.Rüzgar gene aynı şekilde kum toprak ve pislik tozlarını ve yine aynı şekilde yerlerdeki yırıtık kağıt ve gazete ve poşet parçalarını adeta elindeki frizbiy şeklinde döndürüyordu.







Güneşin sap sarı parlaklığına ve göğün soğuk ama koyu mavisine rağmen dört bir yana asılmış posterler dışında her şey aynı renkti ve neredeyse her şey renksizdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder